(,") asum (",) - Blogcu



(,") asum (",) Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım

kene ısırmasıyla bulaşan KKKA hastalığına dikkatPerşembe, Hazirane 15, 2006

KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA)

1. Giriş

İnsanlarda klinik ve subklinik olarak seyreden ve sayıları gittikçe artan arbovirüsler, artopodların vektörlük yaptığı ve insanlarda sendromlar halinde görülen önemli bir enfeksiyon hastalığı grubunu oluşturmaktadır. İnsanlarda başlıca ensefalitler, kısa süren ateşli hastalıklar, kanamalı ateşler, poliartrit ve raş ile ön plâna çıkan sendromlar şeklinde görülür.

Kanamalı ateşlerin, biyolojik silah olarak kullanım alanı bulmaları önemlerini daha da artırmaktadır.

Bu sendromlardan kanamalı ateşler grubunda yer alan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), 2002 ve 2003 yıllarının bahar ve yaz aylarında bazı illerimizde görülmüş ve Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu çalışmalar neticesinde hastalığın KKKA olduğu doğrulanmıştır.

KKKA, Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirus soyundan virüslerin meydana getirdiği, şiddetli bir seyir gösteren ve fatalitesi oldukça yüksek (yaklaşık % 30; bu rakam bazı kaynaklarda % 50’ye kadar çıkmaktadır) olan bir hastalıktır. Hastalık hayvanlarda, insanlara nazaran daha yaygın olarak görülmekle beraber asemptomatik seyretmekte olup, zoonoz karakterli bir hastalıktır; sporadik vakalar veya salgınlar şeklinde insanlarda da görülebilmektedir.

Bu grup virüsler, 100 nm (nanometre) büyüklüğünde, Ribonükleik asit (RNA) içeren, heliksel kapsidli ve zarflı virüslerdir.

KKKA ilk olarak 1944 yılında Kırım’da görülmüş ve Kırım Kanamalı Ateşi olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 1956 yılında Kongo’da görülen hastalığın, 1969 yılında Kırım Kanamalı Ateşi ile aynı olduğunun farkına varılmış ve hastalık bundan sonra bugünkü bilinen ismiyle anılmaya başlamıştır.

2. Klinik Tanımlama

Klinik semptomlar karaciğer ve endotel hasarı ile tombositlerdeki dramatik düşüşün bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kollarda, bacaklarda ve sırtta şiddetli ağrı ve belirgin bir iştahsızlıkla başlar. Bazen kusma, karın ağrısı veya ishal olabilir. İlk günlerde yüz ve göğüste peteşi ve konjonktivalarda kızarıklık dikkati çeker. Gövde ve ekstremitelerde ekimozlar oluşabilir. Epistaksis, hematemez, melena ve hematüri sıktır. Bazen vajinal kanama da olabilir. Genellikle hepatit görülür. Ağır olgularda hastalığın 5. gününden itibaren hepatorenal ve pulmoner yetersizlikler görülebilir. Ateş 5 veya 12. güne kadar çıkar ve lizisle düşer; nekahat dönemi uzun sürer.

Ölüm olayları daha çok hastalığın ikinci haftalarında (5-14 gün) görülebilmekte ve bu oran yaklaşık % 30’ları bulabilmektedir. İyileşme hastalığın dokuzuncu veya onuncu günlerinde olmaktadır.

Laboratuvar bulgusu olarak özellikle lökopeni ve trombositopeni dikkati çekmektedir. Aspartat aminotransferaz (AST), Alanin aminotransferaz (ALT), Kreatin kinaz (CK) ve biluribin değerlerinde yükselmeyi alkalen fosfataz (ALP), Gama glutamiltransferaz (GGT) ve Laktat dehidrogenaz (LDH) değerlerindeki yükselme takip eder. Protrombin zamanı (PT), Aktive parsiyel protrombin zamanı (aPTT) ve diğer pıhtılaşma testlerinde belirgin bozukluk görülmektedir. Bariz kanama olmasa da hemoglobin düzeylerinde düşme gözlenebilir.

3. Epidemiyoloji ve Bulaşma

Hastalık sıklıkla Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da endemiktir. KKKA’nın son yıllarda Kosova, Arnavutluk, İran, Pakistan ve Güney Afrika’dan sporadik vakaları ve epidemileri de bildirilmiştir.

Virüs, bir çok evcil ve yabani hayvanı enfekte etmekte ve hastalık hafif seyretmektedir. Bir çok kuş virüse karşı dirençli iken, virüsün yayılmasında önemli rol oynarlar. Hayvanlardaki hastalık enfekte kenelerin ısırması ile başlamaktadır.

KKKA’nın bulaşmasında Hyalomma soyuna ait keneler daha büyük bir yere sahip olmakla birlikte, 30 kene türünün bu hastalığı bulaştırabileceği bildirilmektedir. Virüs kenelerde, transovaryal ve transstadial pasajlarla idame olur; keneler arasında venereal olarak bulaşmanın olduğu da bildirilmektedir. Henüz ergin olmamış Hyalomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder. Keneler, insan veya hayvanlardan kan emerken virüsleri de bulaştırırlar.

Küçük omurgalılar ve özellikle yerde beslenen kuşlar, keneleri enfekte eden en önemli konak grubunu oluşturmaktadır; keneler, biyolojik evrimlerinin değişik safhalarında bu canlılardan kan emerler.

Hyalomma soyuna ait keneler Ülkemizin de içinde bulunduğu çok geniş bir coğrafik alanda yerleşmişlerdir. Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.

Hastalık daha çok hayvancılıkla uğraşanlarda, mezbaha çalışanlarında ve kırsal alanda yaşayanlarda görülebilmektedir. Enfekte hayvanların kan ve dokuları ile temas sonucu da geçiş olabilmektedir. Ayrıca nozokomiyal enfeksiyon oluşturma riski de bildirilmektedir.

Bugün için etkili bir aşısı bulunmayan KKKA’nın geçirilmesinden sonra bağışıklığın ömür boyu sürebileceği belirtilirken, konvalesan dönem plâzmaları ile yapılan pasif immünizasyonların uygulanabilir nitelikte olmadığı da ifade edilmektedir.

4. Kuluçka Süresi

Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını müteakip kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün; en fazla ise 13 gün olabilmektedir.

5. Tanı

Tanı için biyogüvenlik açısından tam güvenli laboratuvarlara ihtiyaç vardır. Tanıda, virüsün ya da virüs RNA’sının kan ve doku örneklerinden izolâsyonu, virüs antijeninin ve virüse karşı oluşmuş antikorların serolojik olarak gösterilmesi kullanılmaktadır. Oluşan antikorlar serolojik yöntemlerden en hızlı ELISA (Enzyme-Linked Immunosorbent Assay) ile saptanabilmektedir; immünglobülinlerden IgG ve IgM antikorları hastalığın yaklaşık 6. gününden itibaren serumda belirlenebilir. IgM’ler 4 ay kadar serumda belirlenebilirken, IgG’ler azalır; ancak, yine de 5 yıla kadar IgG antikorlarına rastlanabilir.

Bazı kişilerde hastalık, özgül antikorlar kanda belirlenene kadar ölümle sonuçlanabileceğinden tanı konulamayabilir. Bu durumlarda tanı özellikle hastalığın ilk 5 gününde kan ve dokulardan alınan örneklerden virüs izolâsyonu ile yapılabilir. Bu amaçla hücre kültürleri, immünfloresans yöntemi ve EIA (Enzyme Immun Assay) kullanılabilmektedir.

Son zamanlarda, PCR (Polymerase Chain Reaction) gibi moleküler tanı yöntemleri başarı ile uygulanmaktadır.

6. Tedavi

Destek tedavisi yapılmalıdır. Tam kan veya kan komponentlerinin replasmanı yapılabilir. Hastalığın spesifik bir tedavisi bulunmamakla birlikte, antiviral ilâçlardan ribavirinin, oral veya parenteral olarak kullanılabileceği bildirilmektedir. Ribavirinin kullanımına ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Ribavirinin hemolitik anemi gibi önemli bir yan etkisi olabileceğinden hastalar bu açıdan da takip edilmelidir.

KKKA’da Antiviral İlâç (Ribavirin) Kullanımı.

Hasta Grubu

Oral

Damar İçi

Erişkin

2 000 mg yükleme dozunu müteakip, 6 saat arayla 1000 mg dozunda 4 gün; daha sonra da 500 mg dozunda yine 6 saat arayla 6 gün verilebilir.

17 mg/kg (maksimum 1 g) yükleme dozunu müteakip, 6 saat arayla 17 mg/kg (maksimum 1 g) dozunda 4 gün; daha sonra 8 saat arayla 8 mg/kg (maksimum 500 mg) dozunda 6 gün süreyle verilebilir.

Tedaviye geç kalınması veya gerek görülmesi durumlarında yükleme dozu 30 mg/kg (maksimum 2 g) olabilir.

 

Gebe

Embriyotoksik ve teratojenik etkileri bulunması nedeniyle, ribavirinin gebelerde kullanımı kontraindikedir. Ancak gerekli görülmesi durumunda erişkin dozlarında verilebilir.

Embriyotoksik ve teratojenik etkileri bulunması nedeniyle, ribavirinin gebelerde kullanımı kontraindikedir. Ancak gerekli görülmesi durumunda erişkin dozlarında verilebilir.

Çocuk

30 mg/kg yükleme dozunu müteakip, 6 saat arayla 15 mg/kg dozunda 4 gün; sonra yine 6 saat arayla 7 mg/kg dozunda 6 gün verilebilir.

Erişkinlerde verildiği gibi vücut ağırlığına göre hesaplanır.

Maruziyet Durumunda Profilaksi

6 saat arayla 500 mg dozunda 7 gün verilebileceğinin belirtildiği yayınlar varsa da maruziyet durumlarında profilaktik amaçlı ribavirin kullanımı DSÖ tarafından önerilmemektedir.

 

7. Korunma ve Kontrol

Tüm enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi KKKA’da da korunma ve kontrol önlemlerinin alınması çok önemli ve gereklidir.

  • Hasta ve hastanın sekresyonları ile temas sırasında mutlaka üniversal önlemler (eldiven, önlük, gözlük, maske vb.) alınmalıdır. Genellikle hava yolu ile bulaşmadan bahsedilmemektedir. Ancak, kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Bu şekilde bir temasın söz konusu olması halinde, temaslının en az 14 gün kadar ateş ve diğer belirtiler yönünden takip edilmesi gerekmektedir.
  • Hayvan kanı, dokusu veya hayvana ait diğer vücut sıvıları ile temas sırasında da gerekli korunma önlemleri alınmalıdır.
  • Kene mücadelesi çok önemli olmakla birlikte oldukça zor görülmektedir. Keneler yumurta dönemleri hariç diğer biyolojik evrelerinde insanlara hücum ederek kan emebilir. Hem mera keneleri hem de mesken keneleri gelişmelerini sürdürebilmek ve nesillerini devam ettirebilmek için konakçılarından kan emmek zorundadırlar; genel olarak da konakçı spesifitesi göstermezler. Coğrafik bölgelere ve türlere göre değişmekle beraber, KKKA’yı bulaştıran Hyalomma soyuna ait keneler genel olarak nisan ve ekim aylarında aktiftirler; bu dönemlerdeki salgınların sebebi de budur. Bu nedenle öncelikle konakçılar kenelerden uzak tutulmalı ve kenelerin kan emmeleri engellenmelidir.
  • Mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınılması gerekmektedir. Hayvan barınakları veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunulması durumunda, vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmeli; vücuda yapışmamış olanlar dikkatlice toplanıp öldürülmeli, yapışan keneler ise kesinlikle ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan (bir pensle sağa sola oynatarak, çivi çıkarır gibi) alınmalıdır.
  • Diğer önemli hususlardan birisi de piknik amaçlı olarak su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar döndüklerinde, mutlaka üzerlerini kene bakımından kontrol etmeli ve kene varsa usulüne uygun olarak vücuttan uzaklaştırmalıdır. Çalı, çırpı ve gür ot bulunan yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir.
  • Ormanlarda çalışan işçilerin ve ava çıkanların lastik çizme giymeleri veya pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları kenelerden koruyucu olabilmektedir.
  • Hayvan sahipleri hayvanlarını kenelere karşı uygun akarisitlerle ilâçlamalı, hayvan barınakları kenelerin yaşamasına imkân vermeyecek şekilde yapılmalı, çatlaklar ve yarıklar tamir edilerek badana yapılmalıdır. Kene bulunan hayvan barınakları uygun akarisitlerle usulüne göre ilâçlanmalıdır.
  • Gerek insanları gerekse hayvanları kene enfestasyonlarından korumak için repellent olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. Repellentler sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir. Aynı maddeler hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca, bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.
  • Kenelerin çevrede çok olması halinde mera, çayır, çalı, çırpı ve gür otların bulunduğu yerler gibi kenelerin yaşamasına müsait alanlarda, diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, insektisit uygulamalarına başvurulabilir. Açık alanlara insektisit uygulamalarının uygun görüldüğü durumlarda uçak, helikopter, püskürtme cihazı monte edilmiş araç veya sırtta taşınan pompalar kullanılmalıdır.
  • Açık alanlarda yapılabilecek kene mücadelesi amacıyla, her bir hektara aktif madde olarak carbaryl ve propoxur hektara 2 kg, deltamethrin ve lambda-cyhalothrin 0,003-0,3 kg, permethrin 0,03-0,3 kg, pirimiphos-methyl ise 0,1-1 kg olarak uygulanabilmektedir.
  • Son yıllarda, kene popülâsyonunun kontrolünde biyolojik yöntemlerin kullanılmasına ilişkin çalışmalar da yürütülmektedir.

Kene mücadelesi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile bu Bakanlığın il ve ilçe teşkilâtlarının önerileri ve direktifleri doğrultusunda yapılmalı; problemin, yerel yönetimlerin ve ilgili diğer sektörlerin konuya hassasiyetle yaklaşmaları ve gereken önemi vermeleriyle çözülebileceği de unutulmamalıdır.

 

sağlık bakanlığı sitesinden alıntıdır

1 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

VE İLGİNÇ ÇLÜM NEDENLERİSalı, Hazirane 6, 2006

- Her yıl, çatıya çıkıp anteni değiştirenlerden bin 800 kişi can veriyor. Çatıdan düşen ama ölmeyenlerin sayısı da 2 bin civarında.
 
- Özellikle son yıllarda, cinsel ilişki sırasında ölenlerin sayısında oldukça büyük bir artış var. 1 yılda bin 500 kişi seks yaparken can veriyor.
 
- Dünyanın en zor mesleklerinden biri de kuşkusuz otomobil tamirciliğidir. Her yıl, bu iş sektöründe 900 kişi hayatını kaybediyor.
 
- En fazla ölümlerin yaşandığı iş kollarından biri de boyacılık sektörü. Dünya üzerinde her yıl bin 100 kişi, boya merdiveninden düşerek ölüyor.
 
- Her yıl 33 bin kişi, yanlış iğne nedeniyle ölüyor. Özellikle Afrika'da, bu tarz ölümler artık normal sayılıyor.
 
- Her yıl, gömlek veya pantolon düğmesi dikerken 299 kişi ölüyor. Dikiş sırasında iğneyi vücuduna batıranlardan bazılarının ölüm nedeni: Bulaşıcı hastalık.
 
- Her yıl, 2 bin 480 kişi ampul değiştirirken elektrik çarpması nedeniyle ölüyor.
 
- İlginç ölümlere maruz kalanlardan bazıları da kasa görevlileri. Her yıl ya soyguncuların kurşunu ya da müşterilerle tartıştıkları için 6 bin 500 görevli ölüyor.

1 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

İLGİNÇ ÖLÜMLERSalı, Hazirane 6, 2006

- Buenos Aires'te karısına sinirlenip onu öldürmeye karar veren adam, otelin 23. katındaki odalardan karısını aşağıya atar. Kadın elektrik tellerine takılır. İşini sağlama almak isteyen adam, karısının peşinden atlar. Tellere tutunamaz, yere çakılır.
 
- Mısırlı çiftçi, Nil Nehri'ne düşen tavuğunu kurtarmak için suya atlar. Ancak girdaba yakalanır. Kıyıya dönemeyince, bağırarak yardım ister. Bu kez oğlu atlar suya. O da girdaba kapılır. Beraberce yardım isterler. Derken adamın kızı, karısı da aynı kaderi paylaşır. Sonunda tavuk kurtulur ama ardında 6 ölü bırakır.
 
- Iraklı terörist Khay Rahnajet, içinde bomba olan paketi postayla suikast adresine göndermeye kalkar. Ancak yeterli sayıda pul yapıştıramadığı için, paket ev adresine geri gönderilir. İçinde bomba olduğunu unutan acemi terörist paketi açar ve sonrası malum.
 
- Astronot biliminde çığır açan Danimarkalı bilim adamı Tycho Brahe, vaktinde tuvalete giremediği için öldü. 16. yüzyılda yemek bitmeden sofradan ayrılmak hakaret sayılırdı. O gece, şölene gelmeden önce tuvalete girmeyi unutmuştu. Yemekte içkiyi fazla kaçıran Brahe, izin isteyemeyecek kadar nazikti. İdrar kesesi patlayan bilim adamı, 11 gün acı çektikten sonra öldü.
 
- Güney Afrika'nın Cape Town Şehri'ndeki bir hastanede gizemli olaylar oluyordu. Üstelik ölümlerin hepsi, cuma günleri 311 numaralı yoğun bakım odasında gerçekleşiyordu. Hemşireler ve doktorlar buna bir çözüm bulamayınca, devreye polis girdi. Araştırmalar sonuç vermedi. Sır ölümlere uzun süre açıklama getirilemedi. Uzmanlar, odanın havasını bakteriyolojik olarak kontrol ettiler. Sonuç sıfırdı. Bu arada ölümler devam etti. Sonunda oda sürekli olarak gözetim altına alındı ve neden ortaya çıktı. Cuma sabahları saat 06.00'da odaları temizleyen görevli, hastanın başındaki solunum cihazının fişini çekerek elektrik süpürgesinin fişini takıyordu.
 
- Marco ve Roberto adlı iki kardeş, hiç geçinemiyorlardı. Roberto'nun sık sık kendisiyle dalga geçmesine dayanamayan Marco, kardeşini öldürdü ama onun ölümünden 5 dakika sonra kendisi de öldü. Çünkü Marco ile Roberto, aynı donanım sistemini paylaşan ikizlerdi. Roberto ölünce, Marco'nun da kan dolaşımı durmuştu.
 
- ABD'nin Alabama Eyaleti'nde 25 yaşındaki bir asker tükürme alışkanlığının kurbanı oldu. Pencere kenarında oturarak tükürüğünü sokak lambasına isabet ettirmeye çalışan bir asker, dengesini kaybedip 11. kattan düşerek hayatını kaybetti.
 
- 1995 yılında Coca Cola makinesinden bedava soda almaya çalışan bir adam, aniden fırlayan kola kutusu yüzünden hayatını kaybetti.
 
- Jake Fen isimli Macar adam, eşini korkutmak için kendisini asmış pozu verdi. Eve gelen eş, kocasını o halde görünce bayıldı. Kapıyı açık gören komşu kadın içeriye girince, iki cesetle karşılaştığını sanıp evi soydu. Topladıkları ile çıkarken, Jake kadına bir tekme attı. Cesedin canlandığını sanan kadın, korkudan öldü.
 
- New York'ta caddede bir adama araç hafifçe çarptı. Adama bir şey olmamıştı. Şoförle konuştu ve kalkacakken olayı gören biri yanına gelerek, kalkmazsa sigortadan para alabileceğini söyleyince yeniden aracın önüne yattı. Araç sürücüsü ise adamın gittiğini düşünerek gaza bastı ve adam öldü.
 
- Bayan Carson, Amerika'nın New York Kenti'nde yaşıyordu. Bir gün eğlenmek için cenaze işleri yapan bir şirketle anlaştı. Şirket eve telefon etti ve bayan Carson'un kalp krizi geçirip öldüğünü söyledi. Aile hemen koştu. Bu sırada tabutun içinde yatan bayan Carson, birden doğruluverdi. Ama kızı o anda kalp krizi geçirip öldü.
 
- Romollo Ribaldo, işsizdi. Pisa Kenti'nde oturan 42 yaşındaki bu İtalyan, bir gün tabanca ile intihar etmeye hazırlandı. Eşi onu engellemek için dil döktü. Sonunda Romolo, ağlamaya başladı ve intihardan vazgeçip silahını yere fırlattı. Ateş alan tabancadan çıkan mermi eşine isabet etti ve eşi öldü.
 
- Sibirya'nın köylerinden birinde cenaze mezarlığa götürülüyormuş. Mısır tarlasının ortasında, tabut köylülerin ellerinden düşüvermiş. Tabutun içindeki ceset düşüp dereye yuvarlanmış. Akıntı, cesedi dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş. Balıkçılar "Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük?" diye endişeye kapılarak, cesedi askeri kışlanın tellerine bırakmışlar. Nöbetçi er, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek cesedi yaylım ateşine tutmuş. Hemen ambulans çağrılmış. Delik deşik olan ceset, hastaneye kaldırılmış. Operasyon 6 saat sürmüş. Ameliyattan çıkan doktor, alnından akan terleri silmiş ve "Çok zor oldu ama galiba yaşayacak" demiş
 
- 1983'te mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir kadın, polislere 'eğer onu bırakmazlarsa' morarana kadar nefesini tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.
 
- Bir fil bakıcısı filin temizliği ile ilgilenirken filin posasının altında kalıp can vermiş.
 
- Bir lunaparkın 2 kafadar gece bekçisi, park kapandıktan sonra dönen salıncaklara binmeye karar vermişler. Yönetici kabinine girmişler, aleti çalıştırmışlar. Makinenin ısınması için 1 dakika kadar süre gerekiyor tabii. Salıncaklara bir güzel kurulmuşlar. 1 dakikalık süre geçmiş, alet çalışmaya başlamış. Ama 2 kafadar, seans süresini ayarlamayı unutunca bütün gece kusarak ölmüş.

yok Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

BİLGİSAYAR FİRMALARINA GELEN TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİÇarşamba, Mayıs 31, 2006

Şikayet: Kahve tutacağım kırıldı.
Sebep: CD-ROM Driver'ın kapağını açıp üzerine kahve fincanını koyan bir tüketici.

Şikayet: Printer'ım çalışmıyor. 

Teknik Servis görevlisi: "Bilgisayarınız printer'ınızı görüyor mu?"

Cevap: "Monitörü, printer'a doğru çevirdim ama..."

Şikayet: Bilgisayar ile birlikte gelen disketler çalışmıyor. 

Teknik servis görevlisi: "Disketleri bize yollayın, biz size yenisini gönderelim" 

Birkaç gün sonra ise bilgisayar firmasına disketlerin fotokopisi çekilmiş kağıtlar ulaşıyor.

Şikayet: Bilgisayar ile birlikte gelen küçük şeyi yere koyup üzerine basıyorum ama bir şey olmuyor. (Mouse'u kastediyor)

Şikayet: Ekranda "Press Any Key" yazıyor ama klavyede "ANY" tuşu yok.

 

1 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

YURDUMDAN TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİSalı, Mayıs 30, 2006

     Beyaz esya üreticisi firmalarin isinin en zor oldugu ülkelerden biri Türkiye. Çünkü kullanim kilavuzunu rafa kaldiran bazi tüketiciler hayal gücünün sinirlarini zorlayarak ürünleri bambaska amaçlarla kullaniyor.
     - Erzincan'da asiri sicaklardan bunalan bir ev hanimi raflarini çikardigi buzdolabinin içine minder koyarak oturmus. Kapisi açik kalan buzdolabinin kompresörü bozulunca "Iyi sogutmuyor" diyerek üründen sikâyetçi olmus.
     - Diyarbakir'da fritöz alan bir müsteri, ürünün ilk kullanimda eridigini görünce Arçelik bayiinin yolunu tutmus. Büyük bir hirs ile içeri giren müsteri, elindeki erimis fritözü göstererek kendisine arizali mal satildigini söylemis. Fritözü gören satis görevlisi nasil kullandigini sorunca adam anlatmis; "Ocagi yaktim, fritözü üzerine koydum. Içine yag koydum. Ama yanmaya, erimeye basladi." Satis görevlileri müsteriyi kusur kendisinde oldugu için ürünü degistiremeyeceklerine ikna etmekte oldukça zorlanmis.
     - Bulasik makinesi her ise yarar Servis elemanlari Türkiye'nin dört bir yanindan gelen "Bulasik makinem tabaklari, bardaklari çiziyor yada su bosaltmiyor" sikâyetlerini incelemek için gittikleri evlerde müsterilerin ispanak,lahana gibi yikanmasi zor sebzeleri bulasik makinesinde yikadiklarini, hatta salça yapmak için domatesleri bulasik makinesinde yumusatanlar oldugunu görünce soke olmuslar. Sebzelerdeki kumun, su çikis borularini tikadigi ya da makinenin içinde kalarak bulasiklari çizdigi, bunun da arizaya yol açtigi ortaya çikmis.
     - Mersin'de son model bir ütü alan tüketici, elektrikler kesilip isi yarim kalinca elektriksiz ütü yapmanin yöntemini kesfetmis! Ütüyü ocakta isitarak isine devam etmek isteyen ev hanimi, ütünün gövdesinin yanmasi üzerine bayiye basvurarak, ütünün degistirilmesini istemis.
     - Sanliurfa'da bir müsteri, satin aldigi mikrodalga firinda yumurta kaynatmayi denemis. Deneme basinç nedeniyle yumurtanin patlamasiyla sona ermis. Mikrodalga firinin infilak etmemesi sans olarak degerlendirilirken müsteri, "Yumurta bile kaynatamiyor. Bu firini ne yapayim? Parami geri verin" diyerek bayiye firini iade etmeye kalkmis.
     - Mersin'de firinin içinde elbisesinin yandigini söyleyen bir müsteri teknik servisi çagirmis. Elbisenin yanarak firinin içine yapismasindan mustarip tüketiciye, firininda sadece yemek pisirmesi önerilmis. Firinin içinde çamasir kurutma vakalarina siklikla rastlayan servis elemanlari ayrica çok sayida beyaz esya sahibinin firinlarinin içini mutfak dolabi olarak da kullandigina tanik olmus. Içinde unutulan seker, elbezi, mutfak önlügü gibi malzemelerin yanmasi sonucu firinlarin kullanilamaz hale geldigi belirlenmis.
     - Diyarbakir'da ise buzdolabinin içini aydinlatan isigi yetersiz bulan bir vatandas, içine birkaç mum yerlestirerek kendince sorunu çözmüs. Ancak mum buzdolabinin tavan kismini yakinca üründen sikâyetçi olmayi ihmal etmemis
     - Istanbul'daki bir müsteri de kettle'inin (su kaynatici) eridigi sikâyeti ile servise basvurmus. Kettle'in elektrik ile çalistigini bilmeyen müsterinin ocagin üzerine su isiticisini koyarak suyu isitmaya çalistigi anlasilmis. Ocaktaki atesin erittigi kettle'in yenisi ile degistirilmesinde müsteri çok israrci olmus. Istanbul'daki baska bir müsteri de elektrikli karistiriciyi tencerenin içinden çikarmadan yemek pisirmis. Alet eriyince de sikayetçi olmus.
     - Güneydogu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantisinda bir kisi, buzdolaplarinin sebzeliklerinin daha büyük olmasi gerektigini söylemis. Bu talebinin nedeni soruldugunda, "Yaz aylari çok sicak geçiyor. Ayakkabilarimizi içine koyup sogutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok ayakkabi sogutabiliriz" yanitini vermis.
     - Elazig'in Maden ilçesinde magarada oturan bir vatandas, asiri sicaklardan bunalarak klima almis. Magarada elektrik bulunmamasi nedeniyle disardan kaçak elektrik çekmis. Yetersiz olan elektrik klimanin performansini bozunca tüketici, klimanin randimani düsük diye sikâyette bulunmus

1 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

günün resimleriCuma, Mayıs 26, 2006

çin işkencesi dedikleri buymuş...

 

 

besili fanenin resti...


herkesin bir aile fotoğrafı olmalı......


her  istediğiniz saatte boğulamazsınız...


3 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

TÜRK YALANLARICuma, Mayıs 19, 2006

•  Kalsaydiniz biseyler yerdik...
•  Vallaha sarida geçtim memur bey...
•  Kazanmak önemli diil mühim olan yarismaya katilmakti...
•  Dünya ahiret bacimsin...
•  Suan 65 milyon bizi izliyor...
•  Bu son sigaram...
•  Bütün kadinlar güzeldir...
•  Iki saat kapida bekledim, açan olmadi...
•  Seni düsünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...
•  Sen bi de beni gençligimde görecektin...
•  Aglamiyorum... Gözüme bisey kaçti...
•  Yemezsen arkandan aglar...
•  Seni leylekler getirdi yavrum...
•  Aksama erken gelicem...
•  Bu aldigim en güzel hediye...
•  Bi oturusta iki büyük deviririm...
•  Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...
•  Agzima sigara sürmedim...
•  Ben almiyim rejimdeyim...
•  Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?...
•  Kadinlar en çok kel erkeklerden hoslanir...
•  Isim bitsin ben seni ararim...
•  Bir kez olsun yüzüm gülmedi...
•  Hayatimda hiç ilaç almadim...
•  Ihraç fazlasi bunlar...
•  O elinizdeki tek kaldi, baska yok...
•  Bi'tanem...
•  Seni Seviyorum...
•  Beni seçerseniz size...
•  Ben de tam seni arayacaktim...
•  Bi sey olmaz...
•  Ben eski yüzücülerdenim...
•  Bizi davet ettiler ama gitmedik...
•  Valla bu size çok yakisti...
•  Senin annen bir melekti yavrum...
•  Bana yan bakan daha anasinin karnindan dogmadi...
•  Merak etme hayatim sekreterimi görsen çok çirkin....
•  Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alin teri...
•  Merhaba karicim, mesai yeni bitti de...
•  Üzülme sevgilim evlenince anneni yanimiza aliriz...
•  Evi bosaltin! Almanya'dan oglum geliyor...
•  Iki gözüm önüme aksin ki...
•  Kilolarimla barisigim ben böyle mutluyum!
•  Formu doldurun biz sizi arariz
•  Bu sene üniversite sorulari çok basitti, keske sinava girseydim...
•  Ben her bahar asik olurum...
•  Gerçek aski sende buldum...
•  2 saat bekledim...Gelmedin!
•  Üsüyosan ceketimi alabilirsiniz...
•  Seni anliyorum.
•  Hatirasi var, bunu sana veremem...
•  Arkasindan degil, burda olsa yüzüne de söylerim
•  Her bedene uyar bu...
•  Gol atmayi sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hosuma gidiyor.
•  Senin eline kimse su dökemez..
•  Ögretmenin vurdugu yerde gül biter
•  Söyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun...
•  Benim için önemli olan ruh güzelligi
•  Hediye olmasa inan verirdim.
•  Bi arkadasa bakip çikicam, istersen kimlik birakayim...
•  Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attim...
•  Belki biraz sikti ama hiç merak etmeyin kullandikça açilir...
•  Kitaplarima bir daha bakayim ama kitabi sana verdigimden eminim...
•  Onun için biseyler yapmayi çok isterdim... Ama malesef...
•  Elimden bisey gelmez...
•  Sensizlik canima tak etti...
•  Ben hiç yalan söylemem
•  Aksam elektrikler kesildi, dersimi yapamadim...
•  Bunun garantisi biziz abi...
•  Telefon sehirlerarasina kapali
•  Ben zaten böyle olaccgini biliyordum...
•  Bi kereden bisey olmaz.
•  Biz sadece arkadasiz.
•  Kuran çarpsin bu son sigaram
•  Son biletler bunlar
•  Hiç acitmayacak.
•  Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemistim.
•  Sizin mutlulugunuz bizim mutlulugumuz...
•  Sayisaldan para çiksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaslilara bagislarim...
•  Haaa bi de okul yaptiriyim...
•  Abi kizi görücen bi içim su...
•  Adem Bey su an toplantida... Kim ariyodu?
•  Sizden iyi olmasin bi arkadasim vardi...
•  Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun...
•  Dis transferleri 15 gün içinde bitiricez....
•  Aradim... Çaldi çaldi açan olmadi...
•  Dünyanin en mutlu çifti olucaz...
•  Devletimiz güçlüdür..........
•  Failleri en kisa zamanda yakalanacak......
•  Enflasyon düsecek.......
•  Bu kis komünizm gelecek.......
•  Memuru enflasyona ezdirmeyecegiz......
•  Bu konuda elimizden geleni yapiyoruz......
•  Benim isçim, benim köylüm, benim memurum...

yok Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

Garip Yasaklar...:)Salı, Mayıs 16, 2006
*-Arabasının altında birinin bulunduğunu gören sürücünün otomobilini çalıştırması yasaktır. (Danimarka)
*-Domuzlara “Napolyon” isminin verilmesi yasaktır.(Fransa)
*-Yağmur yağarken çimler sulanamaz. (Kanada)
*-Koleje gitmek için entelektüel biri olmak zorundasınız.(Çin)
*-Kapılar ve pencereler pembe renkte olmak zorundadır.(Kanada-Kanata)
*-Ağaca tırmanmak yasaktır. (Kanada-Oshawa)
*-Bank Street’te pazar günleri dondurma yemek yasaktır.(Kanada-Ottowa)
*-Kadınların toplu taşım araçlarında çikolata yemesiyasaktır. (İngiltere)
*-Pazar günleri balık avlamak yasaktır. (İskoçya)
*-İnek sahiplerinin sarhoş olması yasaktır. (İskoçya)
*-Pazar günü çamaşır asmak yasaktır. (İsviçre)
*-Çocukların sigara satın alması yasak, içmesi serbesttir.(Avustralya)
*-Patikada sağ elinin üzerinde amuda kalkarak yürümekyasaktır. (Avustralya)
*-Pazar günleri pembe pantolon giymek yasaktır.(Avustralya-Victoria)
*-Araba kullandığınız zaman gömlek giymek zorundasınız.(Tayland)
*-Metroda sakız çiğneyen tutuklanır. (Singapur)
*-Kuaförde saç kurutucusunun altında uyuyan kadın ve salonsahibi para cezasına çarptırılır. (ABD-Florida)
*- Hollywood Bulvarı’nda 2 binden fazla koyun varsa arabakullanmak yasaktır. (ABD-Hollywood)
*-Sanık sandalyesinde ağlamak yasaktır. (ABD-Los Angeles)
*-U dönüşü yapmak yasaktır. (ABD-Teksas)
*-Evde içki içmek yasaktır. (ABD-Indiana)
*-Birisinin arkasından konuşmak ve dedikodu yapmak illegaldir. (ABD-Indiana)
*-Berberlerin çocukların kulağını kesmesi yasaktır.(ABD-Indiana)
*-Polisler, ikaz etmek amacıyla köpekleri ısırabilir.(ABD-Ohio)
*-Birine yılan atmak yasaktır. (ABD-Ohio)
*-Çorbayı höpürdeterek içmek yasaktır. (ABD-New Jersey)
*-Ayakkabıyla uyumak yasaktır. (ABD-Oklahoma)
*-Lolipop yemek yasaktır. (ABD-Washington)
*-Buzdolabının kapısı açıkken önünde uyumak yasaklanmıştır. (ABD-Pennsylvania)
*-Banyoda şarkı söylemek yasaktır. (ABD-Pennsylvania)
*-Ana caddede traş olmak yasaktır. (ABD-Mississippi)
1 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

kopya versene diaologlarıSalı, Mayıs 16, 2006
Kopya ver olm
- Yok kopya mopya, pleysteyşını oynatmamıştın sen bana
- Tamam olm oynatcam söz
- Olmaz önce pleysteyşın sonra kopya
- Hay senin ....

...............................................

- Gopya virsene lan
- Hayır böyle şeylere karşıyım ben
- Hocam Memet gopya çekiyi
- Ama ama.. böhhüü

................................................

- Şşt Nalan, kopya vereyimmi istermisin
- Valla karşılığında birşey vermem ama heveslenme Murat
- Tühh. ŞŞtt Fatma kopya istermisin
- Dayak istermisin Murat
- Puhh

.................................................

- Kopya versene
- Tane 50kuruş
- Olm ben yabancımıyım. Sınıf arkadaşınadamı parayla vercen
- Herkes sınıf arkadaşım, hem bak geçen senenin fiyatı bu
- Neyse al parayıda bana iyisinden bi kopya ver
- Al
- Bu ne olm bu hangi sorunun cevabı
- Geçen senenin tabiki, ehe

................................................

- Şşt kopya versene
- Al
- Öhm bu çok kolay oldu kesin bi pislik var....

................................................

- Şşt kopya versene
- Al
- Yok böyle kolay olunca zevk almadım. Sen al bunu geri biraz yalvariim ondan sonra ver olurmu
- Bacaamı al o zaman. Yok kopya mobya
- Abi ne olurbe valla çok lazım ya, ehe şimdi zevk almaya başladım işte

.................................................

- Kopya varmı
- Kopya kullanmayalım kullandırtmayalım. AntiKopya merkezi sıfır iki yüz kırkiki yed....
- Amanın adam andoid çıktı

................................................

- Kopya versene
- Önce parayı görelim
- Hayır önce kopyayı görücem
- Al işte burada
- mır mır mır
- Layn
- Vaz geçtim almıyom, okudum zaten, ehe
yok Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

Oğlunuz ne iş yapar?Salı, Mayıs 16, 2006
Bi kız istemeye gideriz soru şu: Oğlunuz ne iş yapar?

Oğlunuz ne iş yapar?
-size amelemi lazımdı, biz kız istemeye gelmiştik
-------------------------------------------------
- Oğlunuz ne iş yapar?
- Eşşek ..
- Nasssııı ?
- Eşşek .. Hemde eşş**u eşşek ..
- Hımm.. Baba mesleyi yani ..
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
- Kalfalık yapar..
- Hımm .. Ne kalfası?
- Boş gezenin boş kalfası ..
- Hanım, benim pompali tüfeği getirsene bizim odadan ..
- ?!?!
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
- Yankesici, gasp ve kapkaç işleriyle mesguldur efenim ..
- Oh oh .. Gelir iyi yani .. Verdim gitti ..
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
-inanırmısınız beyfendi, hiç aklıma gelmedi bunca yıl bu soruyu sormak..lan oğlumuz, sen ne iş yaparsın?
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
-oğlumuz iş olayına karşıdır.. böyle bir felsefesi var yanii
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
-provakotor
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
-*bu kelimeyi kullanmak yasak* hiç çalışmadığımız yerden sordun be!!!
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
-anketmi yapıyorsunuz?
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
-Boks yapar
-Efendim?
-Boksördür kendisi
-O zaman yok size kız.
-Oğlum saldır!
-------------------------------------------------
Oğlunuz ne iş yapar?
-walla benim oğlan en son trend ne ise onu yapar...
-yani modacı mı??
-hayır!şimdilik kap-kaç olayına girdi arkadaşlarıyla beraber çalışıyolar
yok Yorum | Yorum yaz | Bağlantı

Sayfa : 1 Toplam: 6
| Sonraki Sayfa
kettlebells
Free Hit Counters
kettlebells